19 MAYIS Üzerine

Bir Türk bir Kadın ve bir Atatürkçü olarak, bu toprakların her bir karışında yazılmış destanları okurken, her defasında yüreğim titrer. Ama 19 Mayıs’ı düşünürken, içimde bambaşka bir ateş, bambaşka bir duygu uyanır. Bugün, o kutlu günün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da bağımsızlık meşalesini yaktığı 19 Mayıs 1919’un yıldönümünü kutluyoruz. Ve inanın, bu bayram, sadece bir tarih değil; bu, bir milletin ruhu, bir vatanın sevdası, bir halkın direniş hikayesidir. 19 Mayıs, Anadolu’nun dört bir yanına umut tohumları eken bir başlangıçtır. O gün, Mustafa Kemal’in gözlerinde bir milletin kararlılığı, yüreğinde vatan sevgisi vardı. O, bir avuç inanmış insanla, esarete karşı “Ya istiklal, ya ölüm!” diyerek yola çıktı. Düşünün, o dönemde her şey karanlık, her yer işgal altında, umutlar tükenmiş… Ama Türk milleti, hiçbir zaman boyun eğmedi, eğmeyecek de ! İşte 19 Mayıs, bu direnişin, bu inancın simgesidir. Bir Türk kadını, bir akademisyen olarak, bu vatanın hikayesini anlatırken gözyaşlarımı tutamıyorum. Çünkü bu topraklarda her birimizin dedesi, ninesi, atası bir mücadele verdi. Kiminin babası Çanakkale’de, kiminin oğlu Sakarya’da, kiminin kardeşi Dumlupınar’da can verdi. Ama hepsinin ortak bir hayali vardı: Özgür, bağımsız, onurlu bir vatan. 19 Mayıs, o hayalin ilk adımıdır. Gençlerimize bakıyorum; gözlerinde aynı ateşi, aynı umudu görüyorum. Atatürk, bu bayramı sizlere armağan etti. Çünkü biliyordu ki, bu vatanı ayakta tutacak olan, sizlerin yüreğindeki vatan sevgisi, sizlerin azmi, sizlerin cesaretidir. Sizler, bu kutsal emanetin bekçilerisiniz. Bayrağımızı gökyüzünde, Cumhuriyet’imizi kalplerde yaşatacak olanlarsınız. Biliyor musunuz, bazen eski bir mektubu, bir gazinin günlüğünü okurken düşünüyorum: Onlar, bu vatan için canlarını verirken ne kadar büyük bir sevda taşıyorlardı yüreklerinde ? Bizler, o sevdanın mirasçılarıyız. Bugün 19 Mayıs’ta, o mirasa sahip çıkmak, sadece bayrak sallamak değil; vatanımıza, birliğimize, tarihimize, değerlerimize sıkı sıkıya sarılmaktır. Bu bayram, sadece bir kutlama değil, bir hatırlatmadır. Vatan nedir, özgürlük nedir, bağımsızlık nedir, bunu bir kez daha düşünelim. Bir anne düşünün, evladını son kez kucaklayıp cepheye uğurlarken “Vatan sağ olsun” diyor. Bir baba düşünün, tarlasını, evini bırakıp elinde tüfekle dağa çıkıyor. Bir genç düşünün, yarım kalan hayallerini bir kenara bırakıp “Önce vatan !” diyor. İşte 19 Mayıs, o fedakârlıkların, o gözyaşlarının, o mücadelelerin başlangıcıdır. Gelin, bu 19 Mayıs’ta birbirimize daha çok kenetlenelim. Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Bayrağımıza, toprağımıza, cumhuriyetimize, birliğimize sahip çıkalım. Atalarımızın emanetini, çocuklarımızın geleceğine taşıyalım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bu vatan için toprağa düşen tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Onların aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun, Bu vatan, bu bayrak, bu sevda bizim...


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Çift Lafım Var, Beyim !

Ölülerin Öyküleri (Alıntı)

Türkiye Üzerine