Selanik : ATAM'ın şehrinde...

 2014 yazının sıcak bir Atina sabahında, içimde bir heyecan fırtınasıyla Selanik’e doğru yola çıktım. İki millete ait olduğumdan, bu yolculuk benim için bir gezi değil, köklerime uzanan bir hac ziyareti gibiydi. Atina’nın kaotik ama bir o kadar canlı sokaklarını geride bırakırken, otobüsün penceresinden Ege’nin mavisine dalıp gittim.

Selanik, sadece bir şehir değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu, çocukluğunun geçtiği, hayallerinin ilk kıvılcımlarını attığı yerdi. O yıllarda, henüz dünya bugünkü kadar hızlı değişmemişken, bu yolculuk benim için bir zaman tüneli gibiydi. Yunanistan’ın pastoral manzaraları, sakin yaz atmosferinde gözlerimi kamaştırıyordu. Zeytinlikler, taş evlerle süslü köyler ve ufukta uzanan dağlar, sanki bir Yunan tragedyasına fon oluşturuyordu. Selanik’e vardığımda, şehir modernliği ve tarihi bir arada sunuyordu. iPhone’lar henüz her eli doldurmamış, sosyal medya bugünkü kadar hayatın merkezinde değildi; insanlar sokaklarda daha çok birbirine bakıyor, kahkahalar daha içtendi. İlk durağım, elbette Atatürk’ün eviydi. Apostolou Pavlou sokağındaki bu pembe boyalı mütevazı ev, o zamanda dahi hâlâ o sade ama derin anlamını koruyordu. Kapıdan içeri adım attığımda, sanki zaman 1881’e geri dönmüştü. Mustafa Kemal’in çocukluk odasında dururken, onun bu odalarda oynadığını, düşündüğünü, belki de ilk kez bir ulusun geleceğini hayal ettiğini hissettim. Duvardaki siyah-beyaz fotoğraflar, ahşap mobilyalar, bir masanın üzerindeki eski bir defter… Her biri, tarihin nefesini taşıyordu. Gözlerim dolarken, içimde bir gurur dalgası yükseldi. Türk tarafım onun mirasıyla gurur duyarken, Yunan tarafım bu toprakların ruhuna sarılıyordu. O an, iki kimliğimin kesişiminde, kendimi tam hissettim. Evin bahçesinde, Selaniğin hafif rüzgârı yaprakları usulca sallarken, bir bankta oturdum. Selanik’in sessizliği, içimdeki fırtınayı dindirdi. Sokaklarda dolaşmaya devam ettim; Aristoteles Meydanı’nda, denize nazır bir kafede oturdum. O dönemde Yunan kahvesi hâlâ “Türk kahvesi” muhabbetine takılmadan içiliyordu; fincanı elime aldığımda, iki kültürün bu küçük ritüelde bile nasıl birleştiğini düşündüm. İnsanlar etrafımda gülüşüyor, çocuklar meydanda koşuşturuyor, martılar Ege’nin üstünde süzülüyordu. Beyaz Kule’ye doğru yürüdüm. Tüm turistlerin uğrak yeri olan bu yapı, Osmanlı’dan Yunanistan’a uzanan bir köprü gibiydi. Kulenin tepesinden Selanik’in manzarasını izlerken, denizin mavisi o berrak yaz ışığında parlıyordu. Şehir, sanki tarihle modernliği bir dansa davet ediyordu. Akşamüstü, Ladadika’da bir tavernaya oturdum. Şehrin yaz akşamlarında, bouzuki melodileri sokakları dolduruyordu. Retsina şarabı ve taze kalamar eşliğinde, bir sokak çalgıcısının müziği ruhuma işledi. Selanik, sadece tarih değil, yaşam sevinciydi. İnsanlar sıcak, yemekler lezzetli, anlar gerçekti. O dönemde Instagram hikâyeleri henüz hayatımıza girmemişti; o yüzden her anı telefon ekranına değil, kalbime kazıdım. Atina’ya dönerken, otobüsün penceresinden Atam'ın şehrinin yıldızlı gökyüzüne baktım. Selanik, o bir günlük yolculukta, içimde bir ömür boyu sürecek izler bırakmıştı. Yüce Atatürk’ün evinde hissettiğim bağ, meydanlardaki kahkahalar, denizin kokusu ve bouzuki’nin tınısı… Bu şehir, bana hem Türk hem Yunan olmanın ne demek olduğunu hatırlattı. Eğer bir gün Selanik’e yolunuz düşerse, sadece tarihi değil, kendinizi de keşfedeceksiniz. Çünkü bu şehir, her ziyaretçisine bir ayna tutar; kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi fısıldar. İnanın ben o aynada kendimi gördüm. Ve o görüntü, hâlâ içimde yaşıyor.

Yorumlar

  1. Atatürk'ün doğduğu şehri bu kadar güzel anlatan birinin olması ne güzel. Eleana daha önce de dediğim gibi seyahatlerinin olduğu yazılarını kitaplaştır zira gezi yazılarında insan kendini oralarda seninle birlikte gezerken buluyor. En yakın zamanda kitaplarını bekliyorum ki imza alayım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim can evet yapacağım..ve sana imzalı olarak vereceğim ilk

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Çift Lafım Var, Beyim !

Ölülerin Öyküleri (Alıntı)

Türkiye Üzerine