Üsküdar busesi
Üsküdar'dayız, saatler tutulmuş, boğazda pus. Mavi kadife hüzün, dantel gibi işlemiş yaşa. Bir inci kolye, bir fısıltı gibi, zamana küs tarihten daha eski, ince bir bakış var o başta.
Sanki Mühürdar'dan değil, kalbin yarık yerinden bakıyor Kız Kulesi'ne değil, kaybettiği bir vapura. Tarih, bu hanımefendinin gözlerinde akıyor, Gizli bir mektup gibi, gömülmüş Topkapı suruna. Çay soğumuş, fincan dudak payı kadar ıssız. Bir eski zaman kitabı, sayfaları unutulmuş aşk. Haliç'ten gelen o vapur değil, ruhumuzdur adsız, Ki her akşam bu balkonda bir yeminle kavuşmuş. Ey İstanbul, sen ki bütün kadınların mahremi, Bu zarafet, bu sükut, bir isyanın sessizliğidir. Boğazın ortasında bir yanık türkü gibi demli, "Elveda" demeyecek kadar onurlu bir sevgilidir. Hangi yelkovan kırdı bu asil suskunluğu? Bir hanımefendi durur, bir deniz başlar hemen, Ve bütün şiirler, hep orda biter bu yorgunluğu.
İstanbul'un melankolisini ve zamana meydan okuyan asil bir kadının hüznünü iç içe dokuyan, yoğun duygusal ve edebi bir eser olmuş 👍👏👏
YanıtlaSil👌🌹
YanıtlaSil