Kanuni’nin İstanbul’unda Bir Gün
Gün doğarken İstanbul’un ufkunda altın bir şerit beliriyor. Haliç’in suları, sabahın serin nefesiyle dalgalanıyor, martılar gökyüzünde özgürce süzülüyor. 16. yüzyılın bu büyülü sabahında, Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’undayız. Yanımızda, tarihin sevilen veziri Sokullu Mehmed Paşa, lacivert kaftanı ve sırmalı kavuğuyla bize rehberlik ediyor. Zekası, sadakati ve devlet işlerindeki ustalığıyla Kanuni’nin gözdesi olan Sokullu, bugün bizi Osmanlı’nın kalbine, İstanbul’un ruhuna götürecek.Ciğerlerimiz 16. yüzyılın baharat kokulu, dumanlı havasıyla dolacak; İstanbul’un her bir köşesi, sanki yeniden bize canlanacak. Atmeydanı’nda İlk Nefes Sokullu’nun rehberliğinde Atmeydanı’na, yani bugünün Sultanahmet Meydanı’na varıyoruz. Hava serin, taşlar sabah güneşinde ısınıyor. Karşımızda Ayasofya, kubbesiyle gökyüzünü kucaklıyor; Bizans’tan miras, Osmanlı’yla yeniden doğmuş. Meydanda yeniçeriler talim yapıyor, kılıç şakırtıları ve komut sesleri yankılanıyor. Sokullu, “Burası devletin kalbi,” diyo...